ZEYŞAN’IN HAYATINDA KUZEY TAM OLARAK DÜŞMANLIKTAN DOĞAN VAZGEÇİLMEZ BİR AŞK HİKAYESİ OLACAK
Öncelikle NOW ailesine hoş geldiniz. “Sevdam Karadeniz” ile ekranlara dönmenize artık çok az bir zaman kaldı. Yeni bir projeye başlarken sizde nasıl bir heyecan oluyor? Bu yeni yolculuğunuzla ilgili neler hissediyorsunuz?
Çok teşekkür ederim, hoş buldum. Heyecanlıyım tabii ki, çok uzun süredir verdiğimiz bir emek var. En ince ayrıntısına kadar her birimizin titizlikle çalıştığı bir proje Sevdam Karadeniz. Yayınımız yaklaştıkça heyecan daha da artıyor.
Peki izleyiciyi nasıl bir hikaye bekliyor? “Sevdam Karadeniz” ekranlara geldiğinde seyirciler nasıl bir dünyanın içine girecek, hangi duygulara ve sürprizlere tanıklık edecek?
Karadeniz’in iki köklü ailesi arasındaki geçmiş ve günümüzdeki husumetler, yarım kalan aşklar, geçmiş hesaplaşmalar işlenecek. Her türlü duyguya tanıklık ettikleri, aksiyonunun ve sürprizlerinin her bölüm yükseldiği bir senaryomuz ve hikayemiz var.

Zeyşan’a hayat veriyorsunuz. Güçlü, inatçı ve ne istediğini bilen bir kadın olduğunu görüyoruz. Siz Zeyşan’ı nasıl tanımlarsınız? Onu canlandırırken sizi en çok etkileyen, kendinize yakın bulduğunuz bir özelliği var mı?
Zeyşan, tüm bunların yanı sıra çok merhametli bir kadın. Sevdikleri için kimsenin karşısında durmaktan çekinmez ama karşısındaki kişinin de kötülük görmesini istemez. Yaşadıklarına rağmen insanlarla güçlü bağlar kuran, maneviyatı gelişmiş, hisli bir karakter. Beni en çok etkileyen de buydu. Karadeniz’in o inatçı ruhunu taşısa da inadı ve gücü, her zaman derin duygularından besleniyor.
Zeyşan ve Kuzey, aileleri arasındaki düşmanlık nedeniyle zoraki bir evliliğin içinde buluyor kendilerini. Fragmanlardan da gördüğümüz kadarıyla bu ilişkide bolca çatışma ve gerilim yaşanacak. Siz bu iki karakter arasındaki ilişkiyi ve enerjiyi nasıl tarif edersiniz? İzleyiciyi nasıl bir Kuzey-Zeyşan hikayesi bekliyor?
Zeyşan’ın hayatında Kuzey tam olarak düşmanlıktan doğan vazgeçilmez bir aşk hikayesi olacak. Çocukluktan gelen bir hikaye ama karşılaştıkları ilk an henüz birbirleri olduklarını bilmedikleri halde çok ciddi bir enerji hissediyoruz. Adını koyamadıkları birbirbirine çekilme hali var. Fakat ikisi de çok inatçı, ikisinin de kendi doğruları var. Daima çatışmaları da bunlardan sebep.
TRABZON’DAKİ HAYATIMDA VE RUTİNLERİMDE KENDİMİ İSTANBUL’DAKİ YAŞANTIMLA KIYASLA DAHA İYİ HİSSEDİYORUM
“Sevdam Karadeniz”in çekimleri için bir süredir Karadeniz’desiniz. Bu proje sayesinde bölgeyi daha yakından tanıma fırsatı buldunuz mu? Karadeniz’de geçirdiğiniz zamanın size ve karakterinize kattığı bir şey oldu mu?
Karadeniz bölgesini oldum olası çok severim. Trabzon’da keza daha önce sık sık ziyaret ettiğim bir şehirdi. Çok yeni gelmişim gibi hissettirmiyor bu yüzden ama burda yaşamak keyifli. Buradaki hayatımda ve rutinlerimde kendimi İstanbul’daki yaşantıma kıyasla daha iyi hissediyorum.
Biraz da Meltem Akçöl’ü tanıyalım. Oyunculuk kariyeriniz nasıl başladı? Oyuncu olmaya karar verdiğiniz ve “Benim yolum bu” dediğiniz özel bir an var mıydı?
Menajerimin beni bulmasıyla başladı aslında. Keşif hikayesiydi daha çok. Fakat oyunculuğa lisede gördüğüm bir rüya üzerine karar verdiğim bir an var. Sonrasında evren benim hayrıma çalıştı diyebilirim.

Bir röportajınızda “romantik komedi kızı olmak için büyümeyi bekledim” dediğinizi okuduk. Oyunculuk, çocukluğunuzdan beri hayalini kurduğunuz bir meslek miydi? Peki bugün hala bir romantik komedi projesinde yer almak ister misiniz? Kariyerinizin bundan sonraki döneminde özellikle canlandırmayı hayal ettiğiniz bir karakter veya oynamak istediğiniz farklı bir rol var mı?
Ben çocukken her yaz yeni yüzler izlediğimiz romcomlar olurdu ondan bahsetmişim aslında. Komedi yapmak çok istiyorum, beni tanıyan ve çalışan herkesten de daha ben söylemeden “mutlaka komedi yapmalısın” yorumunu alıyorum. Ayrıca aksiyon yapmaktan da çok keyif alıyorum. Polisiye ya da olabildiğince aksiyon gerektiren işler çok isterim bu sebeple.
Zeyşan bir veteriner ve hayvanları çok seviyor. Sizin hayvanlarla aranız nasıl? Bir evcil hayvanınız var mı? Varsa Zeyşan’la bu ortak noktanızın karaktere yaklaşımınızı etkilediğini düşünüyor musunuz?
İki tane kedim var. Yıllar içinde veterinerde çok sık vakit geçirdiğimden sebep sanırım veteriner sahnelerinde gerçek bir veteriner gibi olduğuma dair yorumlar aldım hocamız ve setteki arkadaşlarımdan. Yansıdığını da düşünüyorum çünkü ister istemez kendi evcil hayvanın olduğunda dışardaki canlara da yaklaşımının değiştiğini düşünüyorum. Daha duyarlı, daha sevecen bir yere evriliyoruz. Oldum olası hayvanlarla aram çok iyiydi.
Son olarak, “Sevdam Karadeniz”in başlamasına artık saatler kaldı. Diziyi ilk kez izleyecek seyircilerinize ve sizi merakla bekleyen hayranlarınıza buradan ne söylemek istersiniz? Sizce izleyiciyi bu hikayeye en çok bağlayacak şey ne olacak?
Öncelikle beklediklerine değecek bir iş izleyeceklerini söylemek isterim. Her yaşın kendinden bir parça bulacağı, tüm karakterlerimizin kendine ait ve gerçek bir hikayesi olduğu bir proje Sevdam Karadeniz. İşimizi izletecek olanın ve kendine bağlayacak olanında bu olduğunu düşünüyorum. Akşam buluşmak üzere, çok teşekkür ederim.



